Yağmurdan sıklıkla bahsedemem.
Ne kadar kelime koyarsam,
o kadar ıslanıyorum,
ne kadar ıslandıysam,
o kadar ağır geliyor paçaları ruhumun.
Sütyenleri düşünüyorum,
ama yazamam mesela.
Sonuçta arka ipe asılıyorlarsa
bu onların suçu değil.
Mürekkebi bittiği için kalemi suçladım hep,
aslında biliyorum,
biten elleriminki.
Ama ona da mahçubum.
Yazamam.
Aldığı kadar un hakkında da bir fikir sahibi değilim.
Ben hep veren oldum.
Yıldızlar hakkında yazmam yasak zaten,
tanrı izin vermiyor,
dokunamıyorum ben de.
tanrı hakkında yazmayı hiç denemedim.
Belki onu görsem bir fikrim olabilirdi
boyundan nasıl bahsedeceğim hakkında.
Ama yok.
Oralar hakkında yazmayı denedim.
Ama beceremedim bir türlü.
Hiç oralı olmadığımı farkettim.
Mevsimler güzeldi,
kediler sevişgen,
masa dikdörtgen..
Su çıplak kadına yakışıyordu,
büyük erkeğe..
Ama onlara da kelime uyduramadım.
Ellerim sadece sana akıyor.
Anlamıyorsun.
Ellerim sadece sana akıyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder