20100525

Duvar kağıtları yırtılmış.
Odada sadece bir priz,
bir yastık
ve yatak var.
Mütevazi bir yalnızlığım var.
Kendime ayırdığım fiyakalı bir yalnızlık..
Yeni boyanmış,
su sızdırmayan,
rutubet yapmayan sorunlarım.
Sardunyalarım var..
ve kendi içinde
çözümsüz sorunları sardunyalarımın..

Sen yoksun.

Sen var
-dın.
Her geçen gün,
daha da büyüyordun.
Seninle konuşurken
gözlerine değil,
saçlarının ağıran yerlerine bakıyordum.
Ne kadar ağlamışsın,
kaç kere sevdiğin kadınla sevişmişsin..
Tahmin etmeye çalışıyordum.
Sakalınla alt dudağının arasını öpüyordum.

Yastıkla sol kolum arasına başımı sıkıştırdım.
Kılıfı yok yastığın..
Aslında,
kabuğum kırıldığından beri
kendime benzetiyorum onu.
O da soğuk çünkü.
O da çıplak.
Cam açık,
pencere açtıran bir mevsime ait değil..
aslında
bu gece,
hiçbir ay'a
ya da hiçbir mevsime ait değil.
Ağladım.
Gözkapaklarım titriyor.
Gözyaşlarımın ıslaklığına üşüdüğüm bir mevsimdeyim
ve
senin estiğin bir mevsim yeni geçti,
onu biliyorum.
Ben hala titriyorum.
Sen yok
-sun.

Sen var
-sın.
Ama artık büyümüyorsun içimde.
Ben az önce yine,
sakalınla alt dudağının arasını öptüm.
Duymadın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder